Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü? Eski Defterler, Büyük Hesaplar ve Bir Mahalle Muhabbeti
İlgili Makale: Laz Ziya Orhan kaçıncı bölümde öldü ?
“Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü” konusunda doğru bilgiye ulaşmak isteyenler için kapsamlı bir içerik hazırladık.
İzmir’de akşamüstü sahilde yürürken bazen insanın aklına hiç beklemediği şeyler geliyor. Ben mesela geçen gün Kordon’da oturmuş, elimde çay, önümde deniz, yanımda da her zamanki gibi “hayatın anlamını çözmeye çalışan ama sabah alarmını üç kere erteleyen” halimle düşünüyordum.
Bir anda konu nereden geldiyse geldi, arkadaş grubumuzun klasik tartışmalarından biri açıldı:
“Abi, Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü?”
Şimdi dışarıdan bakınca çok ciddi bir soru gibi duruyor. Sanki mahallede toplantı yapılacak, herkes takım elbise giyecek, masanın ortasına dosya bırakılacak. Ama bizim ekipte böyle konular genelde tost yerken başlıyor.
“Bence olay sandığımızdan daha karışık.”
“Yok abi, kesin şunun parmağı var.”
“Sen önce kendi telefon şifreni hatırlamaya çalış, sonra büyük komploları çözersin.”
Ben de tabii klasik ben… Dışarıdan espri yapıyorum ama içimde küçük bir araştırma merkezi kurulmuş durumda. Bir yandan gülüyorum, diğer yandan “Acaba gerçekten olayın arkasında ne vardı?” diye düşünüyorum.
Çünkü bazı karakterler vardır, sadece dizi karakteri değildir. Sokakta yürürken bile aklına gelir. Laz Ziya da onlardan biri. Sert duruşu, ağır konuşması, geçmişi ve ailesiyle yaşadığı olaylar nedeniyle Türk dizi tarihinin unutulmaz isimlerinden biri oldu.
Laz Ziya’nın karısı kimdi?
Öncelikle konuyu karıştırmamak lazım. Laz Ziya denince birçok kişinin aklına hemen büyük aile hesaplaşmaları geliyor ama eşi konusu biraz farklı bir hikâye.
Laz Ziya’nın eşi Asiye Yılmaz’dı. Dizide anlatılan geçmiş hikâyeye göre Asiye ile Laz Ziya arasında büyük bir aşk ve ardından büyük bir kırılma yaşanıyor. Ancak bu ilişki, zaman içinde ihanet iddiaları ve ağır sonuçlarla bambaşka bir noktaya sürükleniyor.
Kurtlar Vadisi Viki
+1
Burada ilginç olan şey şu: Laz Ziya karakteri dışarıdan bakıldığında güçlü, korkulan ve herkese söz geçiren biri gibi görünür. Ama ailesi söz konusu olduğunda işler değişiyor. Çünkü insan ne kadar güçlü görünürse görünsün, konu ailesi ve geçmişi olunca bazen en sert adam bile duygularıyla hareket edebiliyor.
Ben bunu kendi hayatımdan biliyorum. Tabii benim yaşadığım şeyler mafya hesaplaşması değil. Benim en büyük dramım annemin “Odanı topladın mı?” sorusu karşısında yaşadığım iç savaş.
Dışarıdan:
“Anne hallederiz.”
İçeriden:
“Eyvah, üç gündür sandalyenin üstünde duran kıyafet yığını artık karakter kazandı.”
Yani insanın en zayıf noktası çoğu zaman en yakınları oluyor.
Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü? Gerçek cevap ne?
Gelelim asıl soruya: Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü?
Bu sorunun cevabı dizide anlatılan geçmiş hikâyeye göre Laz Ziya’nın kendisidir. Asiye Yılmaz’ın yaşadığı olaylar sonucunda Laz Ziya’nın onu öldürdüğü anlatılır. Yani burada klasik bir “dışarıdan gelen düşman yaptı” hikâyesi yoktur. Asıl trajedi, olayın ailenin kendi içinde yaşanmasıdır.
Kurtlar Vadisi Viki
+1
Bu noktada karakterin trajik tarafı ortaya çıkıyor. Çünkü Laz Ziya sadece güçlü bir adam olarak değil, aynı zamanda kendi kararlarının yükünü taşıyan biri olarak gösteriliyor.
Bir insan düşünün…
Herkesten korkmuyor.
Rakiplerinden çekinmiyor.
Masaya oturduğunda herkes onu dinliyor.
Ama gecenin sonunda kendi geçmişinden kaçamıyor.
Bence karakteri ilginç yapan da bu zaten. Çünkü gerçek hayatta da insanların en büyük mücadeleleri bazen dışarıdaki insanlarla değil, kendi içlerinde oluyor.
Mesela benim de bazen gece yatağa yatınca beynim toplantı yapıyor.
Beynim:
“Bugün neden o mesajı daha komik cevaplamadın?”
Ben:
“Abi saat gece iki, bırak uyuyalım.”
Beynim:
“Hayır, şimdi üç yıl önce söylediğin bir cümleyi analiz edeceğiz.”
İnsan zihni bazen Laz Ziya’dan daha sert hesap soruyor.
Neden herkes bu sorunun peşine düşüyor?
Aslında “Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü?” sorusu sadece bir ölüm olayını öğrenme merakı değil. İnsanlar bu soruyu sorarken aynı zamanda karakterin geçmişini anlamaya çalışıyor.
Çünkü Laz Ziya karakteri tek yönlü bir kötü adam olarak yazılmadı. Onun içinde sevgi, öfke, gurur, pişmanlık ve kontrol isteği aynı anda bulunuyor.
Bir yandan ailesini korumak isteyen biri gibi davranıyor.
Diğer yandan aldığı kararlarla kendi hayatındaki en büyük yaraları oluşturuyor.
Bu çelişki izleyiciyi yakalıyor.
Zaten iyi yazılmış karakterlerin sırrı burada değil mi?
Mükemmel insan sıkıcıdır.
Hatası olan insan hikâye yaratır.
Ben mesela arkadaş grubunda sürekli espri yapan kişiyim. Herkes beni rahat biri sanıyor. Ama eve gidince bazen markette kasiyere “iyi akşamlar” dedikten sonra “Ses tonum garip mi çıktı acaba?” diye düşünen de benim.
Yani dışarıda komedi, içeride analiz merkezi.
Laz Ziya’nın da biraz böyle bir tarafı var. Dışarıda güçlü, içeride geçmişiyle mücadele eden biri.
Bir dizi karakterinden hayat dersleri çıkarmak
Bazıları “Dizi işte, fazla anlam yüklemeye gerek yok” diyebilir. Haklı oldukları yerler var. Sonuçta bu bir kurgu.
Ama bazı hikâyeler insanların ilgisini yıllarca çekiyorsa bunun sebebi sadece aksiyon değildir.
İnsan kendinden bir şey bulur.
Aile ilişkileri, gurur, yanlış kararlar, kaybedilen insanlar…
Bunlar herkesin hayatında farklı şekillerde karşısına çıkar.
Tabii bizim hayatımızda genelde olaylar biraz daha küçük çaplı oluyor.
Benim arkadaşım geçen gün sevgilisine geç cevap verdi diye üç saatlik kriz yaşadı.
Dedim:
“Senin yaşadığın şey duygusal savaş değil, internet bağlantısı sorunu.”
Ama o an onun dünyasında mesele gerçekten büyüktü.
İnsan yaşadığı şeyi kendi dünyasının merkezinde hisseder.
Laz Ziya’nın hikâyesinde de büyük meseleler var ama temelinde çok insani duygular bulunuyor.
Laz Ziya’nın hikâyesindeki en büyük çatışma
Bence Laz Ziya hikâyesinin en güçlü tarafı, gücün her zaman çözüm olmadığını göstermesi.
Düşünün…
Bir insanın parası olabilir.
Çevresi olabilir.
Saygı görebilir.
Ama geçmişindeki bir hatayı geri alamaz.
Bu yüzden karakterin hikâyesi biraz da pişmanlık hikâyesidir.
Bazı insanlar hayatta sürekli güçlü görünmeye çalışıyor. Sosyal medyada herkes mutlu, herkes başarılı, herkes hayatını çözmüş gibi.
Ama gerçek hayatta durum farklı.
Ben bile bazen arkadaşlarıma “çok rahatım” diyorum, sonra eve gidip faturaları görünce hayatla birebir toplantıya giriyorum.
Hayat herkese kendi hesabını çıkarıyor.
İzleyicinin aklında kalan soru: Suçlu kim?
Dizilerde bazı olaylar bittiği halde konuşulmaya devam eder. Çünkü insanlar sadece sonucu değil, sebebi de merak eder.
“Kim yaptı?”
“Niye yaptı?”
“Başka bir yol var mıydı?”
Bu sorular karakterleri canlı tutar.
Laz Ziya’nın karısı konusunda da durum böyle. İzleyiciler sadece bir olayın sonucunu değil, o olayın arkasındaki duygusal süreci anlamaya çalışıyor.
Çünkü bazen bir hikâyede en önemli şey kimin yaptığı değil, o noktaya nasıl gelindiğidir.
Bir insanı tek bir hareketiyle değerlendirmek kolaydır. Ama o hareketin arkasındaki yılları düşünmek daha zordur.
Zaten hayat da biraz böyle.
Bir arkadaşın sana ters cevap verir.
İlk tepki:
“Ne biçim insan bu?”
Sonra öğrenirsin ki o gün kötü bir haber almış.
Bir anda bakış açın değişir.
Son söz: Laz Ziya’nın karısı meselesi neden unutulmuyor?
Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü sorusu yıllar geçmesine rağmen hâlâ konuşuluyorsa bunun sebebi sadece olayın kendisi değil.
Asıl sebep, güçlü görünen bir karakterin kendi hayatındaki en büyük kırılmalarla karşılaşması.
Laz Ziya, sertliğiyle hatırlanan bir karakter olsa da hikâyesinin en dikkat çekici tarafı insan tarafıdır.
Kızgınlığı, sevgisi, gururu ve yaptığı seçimlerin sonuçları onu akılda kalıcı hale getiriyor.
Biz de arkadaşlarla böyle eski dizi konularını konuşurken aslında sadece diziyi konuşmuyoruz. Biraz hayatı konuşuyoruz, biraz insanları, biraz da kendi garip davranışlarımızı.
Çünkü kabul edelim…
Hepimizin içinde küçük bir dramatik karakter var.
Kimi bunu belli eder, kimi gizler.
Benimki genelde kahve içerken ortaya çıkıyor.
Bir yandan şaka yapıyorum:
“Hayat güzel ya, kafaya takmamak lazım.”
Beş dakika sonra iç ses:
“Acaba geçen hafta söylediğim cümle yanlış mı anlaşıldı?”
İnsan böyle bir varlık işte.
Hem güler, hem düşünür.
Hem unutur, hem hatırlar.
Belki de bu yüzden bazı hikâyeler yıllar sonra bile konuşulmaya devam eder. Çünkü ekranda gördüğümüz şey aslında biraz da kendi hayatımızın küçük bir yansımasıdır.
Beysanmobilya olarak her zaman en iyi içeriği sunmak için çalışıyoruz. “Laz Ziya’nın karısını kim öldürdü” konusunda daha fazlası için takipte kalın!
Okumaya Değer: Laz Ziya'nın evi gerçekte kimin ?