Cardano 10 Dolar Olur Mu? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme Hepimizin günlük hayatında bir şekilde paranın, yatırım araçlarının ve ekonomik değerlerin etkisi olduğu bir gerçek. İstanbul’da yaşayan, her gün farklı insanlar ve sosyal gruplarla etkileşime giren biri olarak, sokakta gördüğüm sahneler bazen bana çok şey anlatıyor. Cardano’nun (ADA) 10 dolar olup olamayacağına dair yapılan konuşmalar, bu güncel ekonomik tartışmalardan biri haline geldi. Ama bu konuda düşündüğümde, aklıma sadece kripto paralar ve finansal tahminler gelmiyor. Çeşitli toplumsal kesimlerin bu konuya yaklaşımı, Cardano’nun geleceği hakkında bir fikir edinmemizi sağlıyor. Gelin, Cardano 10 dolar olur mu sorusunu toplumsal cinsiyet,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Denklik İşareti: Ekonomik Bir Perspektif Hayatımızın her alanında karşılaştığımız seçimler, genellikle bize bir şeyler kazandırırken başka bir şeyden de vazgeçmeyi gerektirir. Bu kıtlık ve seçimlerin sonuçları, ekonomi biliminin temel taşlarını oluşturur. Mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi gibi farklı perspektiflerden bu olguyu incelediğimizde, “denklik işareti” gibi basit görünen kavramların bile derin ekonomik anlamlar taşıdığını fark ederiz. Denklik işareti, genellikle iki şeyin birbirine eşit olduğunu belirtmek için kullanılır: bir yanda sağlanan fayda, öbür tarafta harcanan kaynak. Ekonominin temelinde yatan “fırsat maliyeti” ve “dengesizlikler” kavramları ile denklik, kaynakların nasıl dağıtıldığını ve hangi tercihlerin yapıldığını anlamamıza yardımcı olabilir. Peki, bu denklik işareti ekonomide nasıl…
Yorum BırakBurundaki Kıllar Ne İşe Yarar? Günlük hayatın içinde bazen gözlerimiz, çevremizde gördüğümüz insanları “normlara” göre değerlendirmek için o kadar hızla çalışıyor ki, burundaki kılların bile toplumsal bir anlam taşıyabileceğini düşünmeden geçiyoruz. Ancak, burundaki kılların sadece fizyolojik değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel açıdan da önemli bir yeri var. Burundaki kıllar, sadece vücudumuzu koruyan biyolojik bir savunma mekanizması olmanın ötesinde, toplumun cinsiyet, estetik ve kimlik anlayışını yansıtan bir araç haline gelebilir. Bu yazıda, burundaki kılların ne işe yaradığını toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden inceleyeceğim. İstanbul’da yaşıyorum, sokaklarda, toplu taşımada, işyerimde sürekli gözlemler yapıyorum. İnsanların bedenlerine ve görünüşlerine yönelik toplumsal…
Yorum BırakAsli ve Tali: Hukukun Edebiyatla Harmanlanmış Bir Kavramı Kelimeler, yalnızca anlam taşıyan araçlar değildir; bazen kelimeler, insanların iç dünyasında devrim yaratacak bir güce sahiptir. Edebiyat, bu gücün en yoğun hissedildiği alanlardan biridir. Bir cümle, bir sözcük ya da bir anlatı, yalnızca bilgi iletmekle kalmaz, aynı zamanda bir kültürün, bir düşünce biçiminin, bir toplumsal yapının izlerini taşır. İşte bu noktada, “asli” ve “tali” gibi hukuk terimleri, aslında oldukça derin ve çok katmanlı bir anlam dünyası barındırır. Sadece hukukun katı kurallarını değil, aynı zamanda toplumsal ilişkileri, gücü ve adaleti de sorgular. Bir edebiyatçı bakış açısıyla, bu kavramları sadece birer teknik terim olarak…
Yorum BırakArtı Para Faiz Nasıl İşler? Hepimiz bir şekilde parayla uğraşıyoruz. Bankada birikmiş paramız, kredi kartı borcumuz, hatta bazen ihtiyacımız olan bir krediyi almak. Ama bir şey var ki çoğumuz tam olarak ne olduğunu anlamıyoruz: faiz. Faiz dediğimizde aklımıza genellikle bankaların sunduğu oranlar ve geri ödeme planları gelir, ancak bu kavramın kökleri çok daha derinlere iner. Artı para faizinin nasıl işlediğini, bu kavramın ekonomik hayatımızda nasıl yer bulduğunu ve tarihsel köklerini anlamak, hem kişisel mali durumumuzu hem de toplumsal yapıyı daha iyi kavrayabilmemize yardımcı olabilir. Peki, faiz gerçekten ne kadar adil bir sistem? Günümüzdeki faiz oranlarının ekonomik ve toplumsal etkileri nedir?…
Yorum BırakAltun Yaruk Hangi Dilde? Tarihsel Kökler ve Günümüz Tartışmaları Bazen bir kelime, bir metin, ya da bir eser, bizleri geçmişin derinliklerine doğru sürükler. Kimimiz bir parça tarih kitabı okurken, kimimiz eski dilde yazılmış bir eserin satırlarına takılırız. Ama hiç düşündünüz mü, eski zamanlardan kalan bu metinlerin hangi dillerde yazıldığını, nerelerde ve nasıl ortaya çıktığını? Bugün, bir zamanlar Orta Asya’nın bozkırlarında yazıya dökülmüş, binlerce yıl öncesine ait bir eser olan Altun Yaruk’u ele alacağız. Peki, Altun Yaruk hangi dilde yazılmıştır? Altun Yaruk, Türk edebiyatının ve dilinin en eski örneklerinden biri olarak kabul edilir. Bu eserin, tarih boyunca pek çok farklı dilde…
Yorum BırakJeodezi Nedir, Ne İş Yapar? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerinden Bir Bakış Bir Siyaset Bilimcisinin Bakış Açısı: Güç ve Toplumsal Düzenin Jeodeziyle Kesişen Noktaları Toplumları şekillendiren güç dinamikleri genellikle iktidar, kurumlar ve ideolojiler arasında kurulan ilişkilerle belirlenir. Bu ilişkilerin sonucunda, sadece insanlar değil, aynı zamanda çevreleri de iktidarın etkisi altında şekillenir. Jeodezi, bu bağlamda yalnızca toprak ölçümü veya harita yapımı ile sınırlı bir bilim dalı değildir; aslında güç ilişkilerinin, sınırların, devletin, hatta halkın nasıl yapılandığını anlamamıza olanak sağlayan önemli bir disiplindir. Jeodezinin işlevi, devletin ve kurumların halk üzerindeki kontrolünü simgelerken, aynı zamanda vatandaşlık, eşitlik ve toplumsal düzenle de doğrudan…
Yorum BırakCebi Delik Demek Ne Demek? Bir sabah işe gitmek için evden çıkarken, cebindeki son kuruşu saymaya başladığında aklına gelen o eski tabir aklından geçer: “Cebi delik olmak…” İşte o an, insan ister istemez bu deyimin ne kadar derin bir anlam taşıdığını düşünür. Gerçekten de “cebinin delik olması” ne anlama gelir? Bir bakıma, cebindeki paranın sürekli bir şekilde kaybolması ya da bitmesiyle ilişkilendirilen bu deyim, sadece maddi durumu değil, hayatın bazı alanlarındaki eksiklikleri ve tükenmişliği de anlatan bir metafordur. Ama bu deyim, sadece yoksulluk ya da parasal sıkıntılarla mı sınırlıdır? Hadi gelin, cebin deliği ve hayatın başka delikleri üzerine düşünelim… Tarihi…
Yorum BırakBoğazda Kılçık Kalırsa Ne Yapmalı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Hayatın en basit anlarından biri, bir boğazda kılçık kalmasıdır. Bu, bazen bir anlık bir sorundur, bazen de uzun süre boyunca rahatsızlık verir. Ancak bu sorunun çözümü, çoğunlukla doğrudan ve pratik bir şekilde yapılır. Peki, toplumsal ve siyasal yapılar içinde boğazda kılçık kalması durumu nasıl ele alınır? Toplumun düzeninde tıpkı boğazdaki kılçık gibi takılı kalan sorunlar, toplumun yapısal güç ilişkileri, iktidar ve meşruiyet anlayışlarıyla şekillenir. Bu yazıda, basit bir fiziksel sorunu derinlemesine incelemek yerine, benzer bir şekilde toplumsal düzeni rahatsız eden “kılçıkların” nasıl yönetildiğini, siyasal güç, kurumlar ve yurttaşlık kavramları üzerinden…
Yorum BırakKelimeler bazen bir saatin dişlileri gibi çalışır: ileri gider, durur, geri döner. Anlatılar da öyledir; bizi bir sona taşırken aynı anda bir başlangıca çağırabilir. Edebiyatın büyüsü tam burada başlar. Okur, bir metnin içinde ilerlediğini sanırken, aslında belleğin, duygunun ve zamanın iç içe geçtiği bir döngüye girer. Dil, yalnızca olanı anlatmaz; olanı yeniden kurar, dönüştürür, hatta başa sarar. Bu yüzden deyimler, gündelik dilin basit araçları olmaktan çıkar; edebi düşüncenin en yoğun taşıyıcılarına dönüşür. “Başa Sarmak” Deyiminin Temel Anlamı Gündelik Anlamdan Anlatısal Derinliğe “Başa sarmak” deyimi, ilk bakışta teknik ve basit bir eylemi çağrıştırır: Bir kaseti, bir kaydı ya da bir süreci…
Yorum Bırak